pearlearrings

Jan 31
gunde1resim:

Ressam  :  Amedeo Modigliani (1884-1920)
Resim  :  Jeanne Hebuterne with Necklace (1917)
Nerede  : Özel Koleksiyon
Boyutu  : 55,5 m x 38,5 m
İtalyan, dışavurumcu ressam Modigliani, kübizm ile art deco arasında köprü kurmuş bir dâhidir. Pek çok dahi gibi, onun da değeri öldükten sonra anlaşıldı. Livorno’da Musevi bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Hayatı boyunca başına musallat olacak, akciğer hastalıkları henüz 11 yaşındayken ortaya çıktı. Tüberküloz sebebiyle liseyi bitiremedi, okuyamayınca resme yöneldi. Floransa ve Venedik’te güzel sanatlar okudu, Rönesans şaheserlerini keşfetti. 22 yaşındayken, resim aşkından, cebinde parası olmadan Paris’e taşındı. Yeni ressamlarla tanıştı, arkadaşlarından biri de Picasso’ydu. Paris’teki bohem hayata adepte olmakta gecikmedi. Hem parasızlıktan, hem de alkol sorunlarından, hastanlandı. İyileşmek için bir süre İtalya’ya ailesinin yanına dönemk zorunda kaldı. İyileşir iyileşmez ise soluğu yine Paris’te aldı. Paris’e geri döndüğü birkaç yıl sadece heykeltıraşlık yaptı. 1. Dünya Savaşı sırasında orduya katılmak istedi ama sağlıklı olmadığı için orduya alınmadı. Savaş yıllarında resme geri döndü. 1917’de resimleri için model ararken, kendisi de bir ressam olan Fransız Jeanne Hebuterne ile tanıştı. Hebuterne’in ailesi koyu Katolikti. 19 yaşındaki kızlarının bir Musevi ile birlikte olmasına izin vermediler. Ancak olan olmuştu; filmlere konu olacak bir aşk hikayesi başladı. Modigliani için daha verimli bir sanat dönemi başlamıştı, Hebuterne’in verdiği ilhamla, nü’leri bırakıp, ünlü portrelerini yapmaya başladı. Aynı yıl ilk kişisel sergisini açtı. Bir kızları oldu, mutluydular. Ancak hala para kazanamamıştı ve içki sorunları devam ediyordu. 1920 yılına girdikleri yılbaşı eğlencesinde gayet  sağlıklı görünüyordu. Ama yılbaşından sonraki 4 gün evden çıkmamışlardı, üstelik Hebuterne 9 aylık hamileydi. Ressam olan bir komşuları, meraklanıp gittiğinde, Modigliani ‘yi bitkin şekilde Hebuterne’e yaslanmış, çaresiz yatıyor buldu. Komşusu hemen doktor çağırdı, Modigliani’nin ileri derecede tüberküloz menejit olduğu ortaya çıktı. Sadece 20 gün sonra, yolun yarısı 35’indeyken, vefat etti. Büyük bir törenle defnedildi. Karnı burnunda Hebuterne’i, ailesi yanına aldı. Ancak çok trajedik bir şekilde, Modigliani’nin acısına dayanamayan Hebuterne, ailesinin 5.kattaki dairesinden atlayarak, kendini ve karnındaki bebeğin yaşamına son verdi. 15 aylık kızları öksüz kalmıştı. Hebuterne ‘in ailesi, vefatlarından ancak 10 yıl sonra , aynı kabristanda yatmalarına razı oldu. Bugün çift Pere Lachaise mezarlığında, aynı mezar taşının altında yatmaktadır. Öksüz kalan kızlarını halası büyüttü. Annesi gibi adı Jeanne olan kızları, 1958’de “Modigliani: Man and Myth” adında, babasının hayatını anlatan bir kitap yazdı.

gunde1resim:

Ressam  :  Amedeo Modigliani (1884-1920)

Resim  :  Jeanne Hebuterne with Necklace (1917)

Nerede  : Özel Koleksiyon

Boyutu  : 55,5 m x 38,5 m

İtalyan, dışavurumcu ressam Modigliani, kübizm ile art deco arasında köprü kurmuş bir dâhidir. Pek çok dahi gibi, onun da değeri öldükten sonra anlaşıldı. Livorno’da Musevi bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Hayatı boyunca başına musallat olacak, akciğer hastalıkları henüz 11 yaşındayken ortaya çıktı. Tüberküloz sebebiyle liseyi bitiremedi, okuyamayınca resme yöneldi. Floransa ve Venedik’te güzel sanatlar okudu, Rönesans şaheserlerini keşfetti. 22 yaşındayken, resim aşkından, cebinde parası olmadan Paris’e taşındı. Yeni ressamlarla tanıştı, arkadaşlarından biri de Picasso’ydu. Paris’teki bohem hayata adepte olmakta gecikmedi. Hem parasızlıktan, hem de alkol sorunlarından, hastanlandı. İyileşmek için bir süre İtalya’ya ailesinin yanına dönemk zorunda kaldı. İyileşir iyileşmez ise soluğu yine Paris’te aldı. Paris’e geri döndüğü birkaç yıl sadece heykeltıraşlık yaptı. 1. Dünya Savaşı sırasında orduya katılmak istedi ama sağlıklı olmadığı için orduya alınmadı. Savaş yıllarında resme geri döndü. 1917’de resimleri için model ararken, kendisi de bir ressam olan Fransız Jeanne Hebuterne ile tanıştı. Hebuterne’in ailesi koyu Katolikti. 19 yaşındaki kızlarının bir Musevi ile birlikte olmasına izin vermediler. Ancak olan olmuştu; filmlere konu olacak bir aşk hikayesi başladı. Modigliani için daha verimli bir sanat dönemi başlamıştı, Hebuterne’in verdiği ilhamla, nü’leri bırakıp, ünlü portrelerini yapmaya başladı. Aynı yıl ilk kişisel sergisini açtı. Bir kızları oldu, mutluydular. Ancak hala para kazanamamıştı ve içki sorunları devam ediyordu. 1920 yılına girdikleri yılbaşı eğlencesinde gayet  sağlıklı görünüyordu. Ama yılbaşından sonraki 4 gün evden çıkmamışlardı, üstelik Hebuterne 9 aylık hamileydi. Ressam olan bir komşuları, meraklanıp gittiğinde, Modigliani ‘yi bitkin şekilde Hebuterne’e yaslanmış, çaresiz yatıyor buldu. Komşusu hemen doktor çağırdı, Modigliani’nin ileri derecede tüberküloz menejit olduğu ortaya çıktı. Sadece 20 gün sonra, yolun yarısı 35’indeyken, vefat etti. Büyük bir törenle defnedildi. Karnı burnunda Hebuterne’i, ailesi yanına aldı. Ancak çok trajedik bir şekilde, Modigliani’nin acısına dayanamayan Hebuterne, ailesinin 5.kattaki dairesinden atlayarak, kendini ve karnındaki bebeğin yaşamına son verdi. 15 aylık kızları öksüz kalmıştı. Hebuterne ‘in ailesi, vefatlarından ancak 10 yıl sonra , aynı kabristanda yatmalarına razı oldu. Bugün çift Pere Lachaise mezarlığında, aynı mezar taşının altında yatmaktadır. Öksüz kalan kızlarını halası büyüttü. Annesi gibi adı Jeanne olan kızları, 1958’de “Modigliani: Man and Myth” adında, babasının hayatını anlatan bir kitap yazdı.

Jun 15
Jun 07

herhavuzundibiaynıdır: ÖLÜM P****** →

sicakbuz:

Yine haberleri izliyoruz aile halkıyla. Can Dündar diyor ki: “Ölüm Pornosu isimli kitabın çevirmeni Funda Uncu, 6 saat boyunca gözaltında kaldı.”

Sonra Funda Uncu telefonla bağlanıyor ve diyor ki: “Raporda yazıyor. Kitabı ben yazmadım, çevirdim. Burada ne hakla…

Apr 13

kimsebilmesin asked: hesabım uzun süredir vardı ve son 3 gündür aktif kullanıyorum denebilir.hep benim follow ettiğim insanlar bana geri döndü ve followerlarım o şekilde oluştu.ben ona bulaşmadan bana bulaşan ilk kişiyi öpüjem dedim daha bir kaç saat önce aktif bir tumblr kullanıcısı olan ablama.tamam belki öpmüyjem de yerin bende başka olacak bilesin ahahah :)

ahahah teşekkür ederim :) benim içinde aynısı geçerli olucak ozaman :)

Apr 12
maria-puder:

 
Gün itibariyle ikinci kez bitirdiğim kitap. Okurken çok şey düşündürüyor, hakkında birkaç şey yazmaya kalkınca etkisiz hale getiriyor insanı. Ne desem yakışmayacak, eksik kalacak gibi. Senaryolaştırıp dizi yapacaklarını duydum birkaç sefer. Umarım öyle bir şey yapıp tadını kaçırmazlar. Kitaptan birkaç alıntı:
“Yaşadiğim müddetçe türlü türlü yerler gezecek, dilini bildiğim ve bilmediğim insanlarla tanışacak ve her yerde, herkeste onu, Maria Puder’i, Kürk Mantolu Madonna’yı arayacaktım. Onu bulamayacağımı daha şimdiden biliyordum. Fakat aramamak elimde olmayacaktı. Beni, bütün ömrümce bir meçhulü, mevcut olmayan bir şeyi aramaya mahkum ediyordu. Bunu yapmamalıydı.”
”İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.”
”Bir ruh ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu.. Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk.”
”O, bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka, istemek, bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka… Aşk, bence bu istemektir. Mukavemet edilmez bir istemek.”
”Seni deli gibi değil gayet aklı başında seviyorum.”

maria-puder:

Gün itibariyle ikinci kez bitirdiğim kitap. Okurken çok şey düşündürüyor, hakkında birkaç şey yazmaya kalkınca etkisiz hale getiriyor insanı. Ne desem yakışmayacak, eksik kalacak gibi. Senaryolaştırıp dizi yapacaklarını duydum birkaç sefer. Umarım öyle bir şey yapıp tadını kaçırmazlar. Kitaptan birkaç alıntı:

“Yaşadiğim müddetçe türlü türlü yerler gezecek, dilini bildiğim ve bilmediğim insanlarla tanışacak ve her yerde, herkeste onu, Maria Puder’i, Kürk Mantolu Madonna’yı arayacaktım. Onu bulamayacağımı daha şimdiden biliyordum. Fakat aramamak elimde olmayacaktı. Beni, bütün ömrümce bir meçhulü, mevcut olmayan bir şeyi aramaya mahkum ediyordu. Bunu yapmamalıydı.”

”İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.”

”Bir ruh ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu.. Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk.”

”O, bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka, istemek, bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka… Aşk, bence bu istemektir. Mukavemet edilmez bir istemek.”

”Seni deli gibi değil gayet aklı başında seviyorum.”

Apr 12

‘AZ’ Hakan Günday

Arka Kapak


Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az… 

O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum… Az…

Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. 
Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. 

O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında.

Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar.

Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. 

Senin ve benim gibi…

11 yaşında bir tarikat şeyhinin oğluyla evlendirilen korucu kızı Derdâ ile hapisteki bir gaspçının aynı yaştaki oğlu “mezarlık çocuğu” Derda’nın bir mezarlıkta kesişen hayatlarının, bu iki çocuğu kırk yıl boyunca her tür şiddetle yontup birbirlerine hazırlayışının, (bütün anlamlarıyla) Yazı’nın bu iki çocuğu birleştirmesinin hikâyesi. 

Çocuk şiddeti, hayatın şiddeti, aşkın şiddeti, inancın şiddeti, hırsın şiddeti üzerine, A’dan Z’ye şiddet üzerine, dilin ve yazının şiddetiyle bir roman…

Sonunda çıktı.Daha arka kapak yazısından ne kadar etkileyici olabileceğini anlıyorum.En kısa zamanda okumak dileğiyle…

Apr 12
strong emotion

Uzun zamandır okuduğum her kitapta beğendiğim bölümlere işaret koyar oldum.Sonradan fark ettim, o kadar çok sayfa işaretli ki.. Kitaplardaki bütün o işaretlediğim bölümler mi bana yakındı, yoksa ben mi fazla yabancılaştım kendime anımsayamıyorum. Zor olmalı. Hala karar vermiş değilim, tek bildiğim hepsini ilk okuduğumda ruhumda bazı güçlü hislere neden oldukları..

strong emotion

Uzun zamandır okuduğum her kitapta beğendiğim bölümlere işaret koyar oldum.Sonradan fark ettim, o kadar çok sayfa işaretli ki.. Kitaplardaki bütün o işaretlediğim bölümler mi bana yakındı, yoksa ben mi fazla yabancılaştım kendime anımsayamıyorum. Zor olmalı. Hala karar vermiş değilim, tek bildiğim hepsini ilk okuduğumda ruhumda bazı güçlü hislere neden oldukları..

Apr 09

filthy-lights asked: hello!!
THANKS FOR THE FOLLOW :)
<3

same to you =)

Mar 29
neredeyse her sayfası isaretli,o kadar güzeldi ki.. (Taken with instagram)

neredeyse her sayfası isaretli,o kadar güzeldi ki.. (Taken with instagram)

Mar 27

Before I Die

I want to fall in love in Paris

Drive my car in London bridge in London

Shop in New York

Ride a fast train and tech my self in Tokyo

Eat in Italy

See the multi asian and western spots in Hong Kong

Get drunk and entertained in Vegas

with QUATRO :)

Visit the “The Maine” wall in Phoenix, Arizona and take a bunch of pictures.